Kayıtlar

Ağrı'da Günde Kaç Kişi Göç Ediyor?

Resim
En çok göç veren iller sıralamasın da birinci olan Ağrı'nın, günlük ve yıllık ne kadar göç verdiğini araştırmak istedim. Yıllara göre verdiği ve aldığı göç sayısını bulduktan sonra, bazı hesaplamalar yaparak günlük ve yıllık ortalama ne kadar kişinin Ağrıyı terk ettiğini hesapladım. Sonuç olarak beni çok üzen bir tablo ile karşılaştım. Her ne kadar göç edenler, göç etme sebeplerini maddi sıkıntılara bağlasalar da, ben şahsen birazda memleket sevdasına bağlıyorum; Şahsım ve ailem de Ağrı'da çok güzel bir hayat yaşamıyoruz ama, daha iyi doymak için, doğduğumuz yere sırt çevirmeyi hiç düşünmedik. İzmir ile aynı yıllarda (hatta İzmir'den önce) vilayet olan Ağrı'da, hastane, doktor sıkıntısı olduğundan, hasta annemi yılda bir defa tedavi için İzmir'e hastaneye götürmek zorunda kalıyorum. Tedavi için yılda bir kez gittiğim İzmir'de, en çok bir ay kalıp, dönüyoruz. Bu bir ayda bile Ağrıyı çok özleyip, biran önce dönmek istiyorum. Bu sebepten dolayı, yukarıda göç...

Şêx Behyeddînê Zîlan Birayê Şêx Xalidê Zîlan Şêrên Geliyê Zîlan bûn

Resim
Piştî hilweşandina împaratoriya Osmanî û guhertina wê bi Cimhuriya Kemalî di sala 1923 an de û bi taybetî piştî serhildana şêx Seîdê Palo di sala 1925 an de û bidarvekirina wî û her 47 şêx û axayên Kurdan yên pêre, Kemalistan bi hovîtî berê xwe dan şêx û axayên Kurdan yên mayî; Ji berê ve, ew girtin, kuştin û sirgûnî Anadola rojava kirin û pêre jî tev tekî, hicrik û dibistanên olî yên wan şêxan girtin... Vêca, ew şêx û ronakbîrên ku ji ber destê Kemalîstan filitîn û yên ku jiyana wan di metirsiyê debû, ji neçarî Kurdistana bakur li paş xwe hiştin û berê xwe dan nav Kurdên Binxetê û bi taybetî bajarê Amûdê yê ku ji kevntirîn bajarê Cizîrê ye û bajarê Qamişlo yê ku nû hatibû avakirin. Ev herdu bajar û Beriya Mêrdînê ji sedê salan ve bi bajarê Mêrdînê ve girêdayî bûn. Wê hingê Binxetê di bin desthilatdariya Fransîzan de bû. Vêca gelekan ji şêx, mele, zanyar, rewşenbîr û axayên Kurdan xwe li bajar û gundên Beriya Mêrdînê girtin, bîr û baweriyên xwe wek ku dixwestin berdewam kirin;...

Rûpelekî windayî; Hecî Îbrahîmê Qaso Serokê Eşîra Bûbilana û beşdariya wî di biryara Komeleya Xoybûn de

Resim
Vê paşiyê ji encamên pirsyan û xepartina min li dor êl, eşîr û malbatên kurdî, ez rastî vê xeleka windayî a beşdarbûna eşîra Bûbilana di alîkariya şoreşa Agirî de hatim. Wek ku diyare di sala 1930î de, piştî ku êrîşên tirkan bi girsbûn û hovane dora çiyayê Agirî girtin û zor li şervanên azadiya kurdan bi serokatiya ceneral Ihsan Nûrî Paşa û hevalên wî hat kirin, hingî serokatiya komeleya Xoybûnê ji kurdên başûrî Kurdistana bakur û Binxetê xwest ku, her eşîrek ji rex xwe ve, eniyek şer dijî artêşa tirkan vekin û her yek ji hindama xwe ve êrîşî tirkan bikin. Hem ku xaka xwe rizgar bikin û hem da ku akam û bandora artêşa tirkan ji ser şervanên Agirî sivik bibe.. Wiha çend eniyên şer ji rex kurdan ve, li seranserî sînorê sûriyê û tirkiyê hatin pêk anîn; yek ji wan eniyan, li herêma navberî Amûdê û Qamişlo bû, bi serokatiya axayê eşîra Bûbilana Hecî Îbrahîmê Qaso (1886-1976), û alîkariya axayê Darê Eliyê Ehmedê Çelebî û axayê Ewêna Hecî Ehmed axayê Ewênî bû. Şerê eşîra Bûbilana b...

108'lik Ecê Ana: Bize Retki Derler

Resim
1. Dünya Savaşı sırasında Ermenistan’dan Îdir’a gelen, şu an 108 yaşında olan Ecê Ana, bir asırlık tarihin canlı tanığı. Ecê Ana (Ecê Bultan), Îdir’ın (Iğdır) yaşlı çınarı. 108 yaşında... Başında kofisi, dilinde tatlı Kürtçesiyle çevresinde nam salmış Ecê Ana’yla, Îdir’ın Pulur (Enginalan) Köyü’nde karşılaştık ve güzel bir sohbete giriştik. Ecê Ana, güzel Kürtçesi ve güler yüzüyle, hayatının bazı dönemlerini anlattı bize. Daha 10 yaşındayken nişanlamışlar Ecê Ana’yı. 13’üne geldiğindeyse, 30 kuzu başlıkla evlendirmişler. Evlendiği gibi de başına kofi geçirmişler. O gün, bugündür de çıkarmazmış kofiyi. Ecê Ana’nın ataları, 1. Dünya Savaşı sırasında Ermenistan’dan Îdir’a gelmiş. O günden bugüne çok şey yaşamış; çok sıkıntı çekmiş. Söze de bunu belirterek giriyor: “Evlatlarım, kardeşlerim, belki büyükleriniz size anlatmamıştır; bilmezsiniz o zamanları. Ben çok şey gördüm. Birileri mi size söyledi, benimle konuşmanızı? Biri mi gönderdi sizi? Yoksa çocuklar (Gerillaları kastediyor)...

Maku ve Agıri

Resim
Daha öncede belirtmiştik; Türkiye ve İran bizleri bölseler de, Ağrı ile Maku (Mako), tarihten bu güne hep birdir, ortak tarihleri vardır ve kültürel yapıları, şiveleri, aşiret yapıları bire bir aynıdır. Makulular Ağrıyı çok sever, kendilerine "Kurdên herêma Agirî" (Agıri bölgesi Kürtleri) ve "Kurdên Araratê" (Ararat Kürtleri) derler. Ağrıyı öyle severler ki, Makulu gerillaların yüzde doksanın kod isminde Agıri vardır. Dün (30 Aralık 2015) Şengal'de şehit düşen Makulu bir gerillanın kimlik bilgileri açıklanmıştı. Onunda kod ismi Agıri idi. Geçtiğimiz yıllarda Makulular tarafından kurulan bir örgüte, "Şêrên Araratê" (Ararat Arslanları) ismi verilmişti. Yukarıda da belirttiğim gibi, Agıri ile Maku'nun birliği tarihe dayanır; Ağrı Direnişi (1926-1932) ile ilgili araştırmalar yapmışsanız, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Makulular Ağrıyı çok sever, sahiplenirler; Ağrılılar da Maku'yu daha çok tanımalı; Maku ile ilgili bir tan...

Kanların cenazelerin içinden kurtardı bizi

Resim
1930 yılının Temmuz ayında gerçekleştirilen Zilan Katliamı'nın canlı tanığı olan 101 yaşındaki Fatma İşleyen o dönem yaşanan acıları ve insan vicdanına sığmayacak katliamları anlattı. Zilan Katliamı'nın yaşandığı yıllarda 7 yaşında olan Fatma, "Erciş'e bağlı 10 köye baskın yaptılar. 10 köyü cehenneme çevirdiler. Köyün her tarafında cenaze ve kan vardı. Satır gibi bir aletle 10 köye girerek insanları katlettiler. Herkesi öldürdüler oralarda kimseyi bırakmadılar. O dönemin hükümeti, o insanları öldürdü. Tüm köylülerin başını kestiler" dedi. O gün başından geçenleri anlatan Fatma İşleyen, "Cenazelerin ve kanların içinden kaçtık. Erciş'te bir evin kümesine sığındık. Bizi bulup öldürecekler diye sabah akşam hep ağladık. Ölü insanların kanları içinde kalmıştım. Sabaha dışarı çıktık duvarın üstünde oturduk. Bir adam yanımıza geldi, 'hangi kâfir sizi bu hale getirdi' diyerek bizi yanına aldı ve 7 yıl boyunca o aile bize baktı. Kanların cenazelerin içind...

Eleşkirt Ermenileri (3) (Ermeni Kaynaklarından)

Resim
Fotoğraf : Bugün hayatta olmayan Kalaşyan kardeşler Eleşkirt yöresinden olmaları itibari ile geldikleri yörenin ezgilerini söylemiş halk oyunlarını otantik haliyle sergilemişlerdi Alaşgerd/Eleşkirt/Toprakale Kazası Alaşgerd, antik Vağarşagerd , Ortaçağ, Pakrevand Prensliği'nin başlıca müstahkem mekilerinden birisiydi .İS.2 yüzyılda kurulan kent, adını kurucusu Ermenistan karalı Vağarşag'dan almıştır.Kalesi, çağdaş dönemdeki kente yaklaşık çeyrek saat mesafede , kuzeybatıdaki kayalık bir tepede yer alıyordu ve Antikçağ'da , bir Urartu adı olan Anaşe olarak anılırdı . 9. yüzyılda Pakradunilerin yeniden tahta geçtikleri dönemde , ekonomik ve ticari bakımdan büyük bir merkez olan kalabalık kent , Ermenistan Krallığı'na eklemlendi; daha sonra, 13. yüzyılın başında Zakaryan prenslerinin eline geçti . Sırasıyla Moğollar ve Timur'un ordularının zapt ettiği ve bu saldırılar sonucunda harabeye dönen kent , 1400'lerde İspanyol seyahhı Clavijo şöyle tanımlamıştı : ...