Kayıtlar

Kurdava İsminin Sahibi İhsan Nuri Paşa

Resim
Ağrı İsyanlarına öncülük eden İhsan Nuri Paşa, Ağrı Kürt Cumhuriyeti'nin başkenti seçilen Doğubayazıt'ın Tırkmena köyünün ismini Kurdava olarak değiştirir ve bu kararı direnişe öncülük eden Xoybûn partisine gönderir. Karar Xoybûn'a gönderildikten sonra, Xoybûn'un yöneticilerinden Mir Süreyya Bedırxan aşağıdaki haritayı yapıp, Xoybûn'un bildiri ve broşürlerine ekleyip, başta Avrupa ve Amerika olmak üzere, dünyanın birçok yerinde dağıtır. Tarihi Ağrı Direnişi (1926-1932) 1926 yılında Biroyê Hesikê Têlî tarafından başlatılıp, 1927 yılında İhsan Nuri Paşa'nın gelişi ile askeri bakımdan tecrübeli olmasından, direnişin önderliği kendisine verilir. İhsan Nuri Paşa, Ağrıya geldikten sonra düzenli Kürd ordusunu kurup, bir Kürd yönetimini belirleyip, Ağrı Kürt Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan eder. Ağrı Kürt Cumhuriyeti'nin kuruluşu ile Doğubayazıt'ın Tırkmena (Kurdava) köyü, Ağrı Kürt Cumhuriyeti'nin başkenti, Ağrı ise büyük Kürdistan'ın geçic...

'Cinler Periler Kürdlere Yardım Ediyor'

Resim
Nihat Öner - 1930 yılında Türk Devleti, Ağrı Direnişi’nin en büyük guruplarının liderlerinden Şeyh Abdulkadir’in yaşadığı Ortıli (Örtülü) köyüne saldırır. Devlet yanlısı bazı aşiretlerin de desteklediği saldırı, sabaha karşı aniden yapılır, ancak devlet büyük bir yenilgi alarak kaçar. Aslen Doğu Kürdistan’ın Mako bölgesinden olan Şeyh Abdulkadir, sonradan Ağrı’nın Doğubayazıt bölgesine gelip Ortıli köyüne yerleşir ve Sakan aşiretine liderlik eder. 1926 yılında İzmir’e sürgün edilen Şeyh, daha sonra bazı adamları ile sürgün yeri İzmir’den kaçıp Ağrı Direnişi’nde yer alır. Şeyh Abdulkadir’in direnişe katılması ile Gıskan kabilesi ve kabilenin lideri Ali Mirze hariç Sakanlıların tamamı isyanda yer alır (1) . Sakanlılar hem kalabalık olduklarından hem de hepsi iyi birer savaşçı olduklarından devlet sürekli bu aşiret şahsında Şeyh Abdulkadir’i hedef alır. Daha önce Pıra Hamo bölgesinde Tendürek Dağı’nda ve daha bir çok yerde Sakan aşireti savaşçılarına saldırıp başarılı olamayan...

AĞRI'DA ÜLKÜCÜ BİR TETİKÇİ

Resim
Ülkücü Samet Aslan, Ağrı Eleşkirt'e bağlı Yığıntepe (Yixnîtepe) köyünden bir Terekeme yada Karapapak'tır. Ağrı'daki tüm cinayetler de parmağının olduğu söyleniyor. Yıllarca Ağrı'da kendisine tetikçilik yaptırıldığı, göze batan/başını kaldıran ne kadar yurtsever varsa, devletin Samet Aslan'a öldürttüğü iddia ediliyor. Doğubayazıtlı iki öğretmen kardeşi Ağrı'da öldürdüğü, yurtsever bir öğretmene Küpkıran (Karşıyaka) mahallesinde pusu kurup katlettiği ve daha bir çok infaz gerçekleştirdiği dile getiriliyor. Bunlardan en dramatik olanı, düğününü yapmak için batıya gidip çalışan İkram isimli yurtseverin öldürülmesidir. İkram düğününü yapmak için batıya çalışmaya gider, uzun zaman sonra biraz para biriktirir, bir gelinlik alır Ağrı'ya döner. O zaman otobüsler şimdiki Migros'un önünde dururlarmış. İkram indiği gibi, onu orada katlederler ve yere düşen bavul açılır, gelinlik görünür. Bu olaydan sonra, Ağrı'nın en büyük ve kitlesel protestosu olur. T...

Ağrı Savaşçılarından Ahmedê Heci Bıro

Resim
Geçtiğimiz ay annemin doktor kontrolü için İzmir'e gittiğimde, tesadüfen Ağrı Direnişinin en namlı savaşçılarından Ahmedê Hecî Biro'nun torunu sevgili Ömer ile tanıştım. Gelecek günlerde Ömer kardeşimin yardımları ile bu büyük kahramanı ve ailesini yazmaya çalışacağım. Ahmedê Hecî Biro'nun kendisi dahil, bu aileden yaklaşık 30 kişi Ağrı Direnişi içerisinde şehit oldu. Şimdiye kadar hiç bir araştırmacı bu aile ile ilgili bir şey yazmadığından, ailenin tamamının direniş içerisinde yok edildiğini düşünüyordum. Bu sebepten dolayı Ömer arkadaşla karşılaşmak, bir aydır İzmir'de hastane hastane dolaşıp, bitkin ve moral bakımından çökmüş bana çok iyi geldi. Benimde mensubu olduğum Redki aşiretinden olan Ahmedê Hecî Biro, Ağrı Direnişi öncesinde Redki aşiretine ve Redki aşiretinin bağlı bulunduğu Zili (Zilan) aşiretler konfederasyonuna liderlik ediyordu (Ağrı ve Iğdır bölgelerinde). Direnişin başlaması ile adamları ve bazı akrabaları ile direniş içerisinde yer alan Ah...

Ağrı'da Bir Ûsivê Hesinkar Efsanesi

Resim
  Ermeni Soykırımı'nın yıldönümü olan 24 Nisan yaklaşıyor. Bu süreçte herkes bir şeyler söylüyor; Kimileri soykırımın kabul edilmesini istiyor, kimileri böyle bir şeyin olmadığını iddia ediyor, bazı Türk milliyetçi çevreler ise, soykırımın artık inkar edilemeyeciğini anlamış olmalılar ki, "soykırım yapıldı ama, bunu Kürtler yaptı" diyerek, kendi vahşetlerini, Ermenilerle akraba olan Kürtlere mal etmeye çalışıyorlar. Malesef bazı Kürtlerde çok duygusal davranarak, hiç bir tarihi belgeye bakmadan, hiç bir tanığın anlatımlarını dinlemeden, Kürtlerin bu soykırım içerisin de yer aldıklarını söylüyorlar. Kürtler o zaman bir soykırımda, Kürtlük adına yer alacak kadar örgütlü değildiler. Bazı Kürtler, bu soykırımda yer almış iseler bile, bunlar Kürtlük adına değil, Türklük namına hareket eden Kürtlerdir. Söz konusu Kürtler, Kürtlük bilinci olan Kürtleri de yok etmişler. Ayrıca, bir şey hep unutuluyor; 1915'te sadece Ermeniler değil, Êzdî Kürtlerde aynı soykırıma kurban gitm...

Ağrı'da İçinde Kürt Kelimesi Olan Yer Adları

Resim
Kürt halkının yüzyıllardır sömürgecilere karşı verdiği var olma mücadelesi, asil bir mücadeledir. Dilini, kültürünü en önemlisi de kendisini korumak için büyük çabalar sarf etmiş, ülke içinde oradan oraya sürüklenmiş, büyük kırımlar yaşamış ama hiçbir zaman yok olmamış ve günümüze ulaşmayı başarmış. Bu sebepten dolayı Kürt halkı, asil ve köklü bir halktır. Kürt halkının asaletini anlamak için İç Anadolu Kürtlerine bakmak yeterlidir; Üç asırdır bu bölgeye sürgün edilen Kürtler, Kürt kalmayı başarmış, günümüzde bile Kürt dilini ve kültürünü en iyi şekilde yaşatıp, Kürdistan'daki sıradan bir Kürt gibi, Kürt'çe yaşıyorlar. Asil bir halk ancak bu denli dik durabilir, varlığını koruyabilir. Kürt halkının nasıl köklü bir halk olduğunu anlamak için de, Kürdistan'daki yerleşim yerlerinin isimlerine bakmak yeterlidir; Yüzyıllardır, belkide bin yıllık yerleşim yerlerinin isimlerinde Kurd (Kürt), Kurdî (Kürtçe), Kurdan (Kürtler) isimleri bulmak mümkün. Devlet sahibi halklar,...

‘Zilan katliamı yönünü dağlara çevirdi’

Resim
(DİHA) - 1990 yılında PKK saflarına katılan ve geçtiğimiz günlerde, 1994 yılında Tendürek Dağı’nda çıkan bir çatışma sonucunda yaşamını yitirdiği açıklanan PKK’li Eyüp Çetin'in (Reşo) babası Ahmet Çetin, oğlunun Zîlan Katliamı’nda Kürtlere yaşatılanları unutmadığı ve yüreğinin acısını PKK saflarına katılarak dindirmeye çalıştığı söyledi. Van’ın Erciş ilçesinde, 1990 yılında PKK saflarına katılan ve geçtiğimiz günlerde 1994 yılında Tendürek Dağı’nda çıkan bir çatışma sonucunda yaşamını yitirdiği açıklanan PKK’li Eyüp Çetin'in (Reşo), Zîlan Katliamı’nda Kürtlere yaşatılanları unutmadığı ve yüreğinin acısını PKK saflarına katılarak dindirmeye çalıştığı belirtildi. 1930 yılında Zîlan deresinde yapılan katliamda bir çok yakınlarını kaybeden PKK’li Çetin'in babası Ahmet Çetin, devletin Kürtlere yönelik katliam politikalarının son bulmadığını söyledi. Oğlunun Zîlan'ın ağıdı olduğuna söyleyen baba Çetin, oğlunun Zîlan’ın acısıyla 5 çocuğunu bırakarak, PKK saflarına katıldı...