Kayıtlar

Haluk Öztürk: 27 Mayıs Darbesinin ‘Hasoları Memoları’

Resim
Bu yıl 27 Mayıs 1960 Darbesinin elliüçüncü yıldönümü. Her yıldönümünde darbenin amaç ve sonuçları üzerinde uzun uzadıya tartışılır. Son yıllarda resmi devlet politakalarının giderek sorgulandığına ve kemalist devlet ideolojisinin ciddi bir şekilde köşeye sıkıştırıldığına da tanık oluyoruz. Ama darbenin yapılmasında ‘‘Kürt halkının özgürlük mücadelesi ’’ve ondan duyulan korkunun asıl nedenlerinden birisi olduğu gerçeği yeterince açıklanmış değil. Tıpkı daha sonra ki 1971 ve 1980 cuntalarında olduğu gibi... 27 Mayıs 1960 Darbesinin bu yıldönümünde, darbenin mağdurlarından Ağrı milletvekili Halis Be`yi (Öztürk) ve zulüm görmüş bütün kürt şahsiyetlerini saygıyla yad etmek için, o günlere ait bazı olayları ve anı notlarını paylaşmak istiyorum. Ama önce konuyla ilgili bir anımı anlatayım: Bir kürt olarak ben bu askeri zorbalığın mağduru olduğumda dört veya dört buçuk yaşında idim. Köyümüze siyah renkli kocaman makinelerle gelen bazı adamlar, anlamadığım bir dilde bağırarak konuşu...

Yılmaz Çamlıbel: 40 Yıl Sonra Gelîyê Zîla

Resim
Temmuz ayını Almanya’nın dışında geçirdim. 15 gün Mersin’de tatil yaptım, 15 günümü de ata-baba yurdu olan Bazîdî’de geçirdim. Bu fırsattan yararlanıp Gelîyê Zîla’yı ziyarete gittim. Bundan tahminen 40 yıl önce, ilk kez Gelîyê Zîla’ya gitmiştim. O yıllarda, Ağrı Ulusal Başkaldırısıyla ilgili bir araştırma yapıyordum. Bilgi, belge topluyor, şahitlerle röportaj yapıyordum. Amacım, bu konuda dökümanter bir kitap yazmaktı. Gelîyê Zîla, Erdîş’in 30 kilometre kuzey batısında bulunan derin bir vadidir. 1926-1930 yılları arasında cereyan eden Ağrı Ulusal Başkaldırısının en kanlı savaşı, 20 haziran-3 eylül 1930 tarihleri arasında, bu bölgede yaşanmıştı. Türt ordusu burada Kürt halkına, kelimenin tam anlamıyla bir soykırım uygulanmıştı. Köyler, ormanlar, mezralar, tarlalar yakılıp yıkılmıştı. 15.000 cıvarında sivil insan öldürülmüştü. Hamile kadınların karınları süngülerle delik deşik edilmişti. Dağlara kaçan sivil insanlar, yabani hayvanlar gibi avlanmıştı. Zîla Vadisi’nin içindeki neh...

Ömer Özmen: Parlemento Kapanı

Resim
  Kuzey Kürt siyaset gündeminin sinsi bir plan sonucu Türk parlamento seçimine  kilitlendiği, kimi Kürt siyasetçilerinde parlamento nun kıble olarak tercih edildiği  ve ulusal demokratik taleplerin unutulmaya çalışıldığı bu taftafalı günlerde, saygıdeğer  Kürt bilgesi merhum Abdul Melik Fırat tan dinlediğim anlamlı bir olayı, okurlarımla paylaşmayı gerekli görüyorum.       Xalisê Evdilmecit Begê, (Halis Öztürk) Ağrı İsyanı nın kahraman savaşçılarındandır. Yıllarca Türk ordusunun askeri operasyonlarına karşı amansızca direnmiş; her seferinde  askeri birliklerini geri püskürtmeyi başarabilen bir kişidir. Xalis Ağa, isyanın bastırılmasından sonra İran a sığınmak zorunda kalıyor. Daha sonra çıkarılan af yasasıyla Ağrı’ya dönüyor.. 1950 de, Kürt ulusal önderlerni sisteme bağlama politikası kapsamında CHP ve Demokrat Partinin konsenssus sağlanması üzerine, diğer bir çok kürt aristokratı gibi, Halis Ağa da  Ağrı’dan Milletvekili seçilir.Y...

Mit Raporunda Redki Aşiretinin Nüfusu ve Ağrı Direnişindeki Konumu

Resim
1970 yılında MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı) tarafından gizlice hazırlanıp devlete sunulan, daha sonraki yıllarda Doğu Perinçek tarafından kitaplaştırılan Aşiretler Raporu adlı kitapta, Kuzey Kürdistan'daki 23 ildeki aşiretler tek ele alınıp, aşiretlerin devlete yakınlığı, nüfusu, lideri ve isyanlara katılıp, katılmadıkları raporlaştırılmış. Biz bu yazıda sadece Zîl (Zila, Zîlî, Zîlan) aşiretinler konfederasyonuna bağlı Redki (Redkan/Retkan) aşiretini ele alacağız. Rapora geçmeden önce bir konuya değinmek istiyorum: Zîl Aşireti günümüzde artık bir aşiret değil, Aşiretler Konfederasyonu olmuştur. Zil'e bağlı Mılli, Kurdki, Dılxêri, Redki gibi kollar, artık "Biz Ziliyiz"' demek yerine, "Redkiyiz" yada diğer aşiretlerin ismini veriyorlar. Hatta Redkilere bağlı Memki (Memkan), Komki, Silêmanî (Silêmana), Heciya, Çekema, Hesepêxasa, v.b kollar da bazen aşiret olduklarını söylerler. Hatta ve hatta Redki aşiretine bağlı iki aile olan Torına Malbatê ve Tor...

'Me hestiyên miriyên xwe bi bêrê dan hev û veşartin'

Resim
Şahidê Komkujiya Zîlanê Alî Kiliç ê 111 salî got, "Di Komkujiya Zîlanê de 30 hezar kes hatin kuştin. Tevî ku 85 sal di ser re derbas bûye jî ez wan rojan qet ji bîr nakim. Berî ku em cenazeyên xwe veşêrtin, me ew der terikandin." WAN / ANF - OKTAY CANDEMÎR Şahidê Komkujiya Zîlanê Alî Kiliç ê 111 salî got, "Di Komkujiya Zîlanê de 30 hezar kes hatin kuştin. Tevî ku 85 sal di ser re derbas bûye jî ez wan rojan qet ji bîr nakim. Berî ku em cenazeyên xwe veşêrtin, me ew der terikandin. 6-7 piştî komkujiyê dema em vegeriyan, hestî hînê li erdê bûn. Me hestiyên xwe bi bêrê dan hev û veşartin." Şahidê Komkujiya Zîlanê Alî Kiliç ku niha 111 salî ye got, "Komkujiyeke gelekî mezin hat kirin. Min dît ku hin zarokên biçûk pêsîra dayikên xwe yên miribûn dimêt. Jiyana min bû kabûs." Komkujiya Zîlanê ku yek ji mezintirîn komkujiyên di dîroka Komarê de li hemberî Kurdan hatiye kirin e, di sala 1930 de pêk hat. Di vê komkujiya ku di 13'ê Tîrmeha sala 1930 de ...